Subscribe:

NÜFUS VE YERLEŞMENİN DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER




A-DOĞAL FAKTÖRLER(FİZİKİ)

1-Yeryüzü Şekilleri:

a)Dağların Uzanışı

b)Eğim

c)Bakı

d)Yükselti

2-İklim:

a)Yağış

b)Sıcaklık

3-Su Kaynakları

4-Kara ve Denizlerin Dağılışı

5-Jeolojik Yapı ve Toprak Çeşitleri

6-Bitki Örtüsü


B-BEŞERİ FAKTÖRLER

1-Bilim ve Teknolojideki Gelişmeler

2-İç ve Dış Göçler

3-Ulaşım

4-Ekonomi:

a)Turizm

b)Sanayi

c)Ticaret

d)Tarım

e)Hayvancılık

f)Madencilik

g)Ormancılık

h)Balıkçılık


NÜFUS VE YERLEŞME ETKENLERİNİN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

A-DOĞAL FAKTÖRLER(FİZİKİ)
1-Yeryüzü Şekilleri:

a)Dağların Uzanışı:
 Dağların kıyıya paralel uzandığı Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde yerleşmeler kıyıda dar bir alanla sıkışırken, Dik uzandığı Ege Bölgesinde geniş sahalara ve iç bölgelere kadar sokuluştur.



Türkiye’de dağlar doğu-batı uzanışlı olduğu için yerleşmelerde dağlar arasındaki çukurluklarda doğu-batı istikametinde sıralanmıştır. Örneğin; Sivas, Erzincan, Erzurum, Iğdır aynı hat üzerinde kurulmuşlardır.
b)Eğim: Eğim ile yerleşme ters orantılıdır. Eğim insan faaliyetlerini olumsuz etkiler. Bu nedenle eğimin fazla olduğu yerlerde yerleşmelerde azdır. Eğimin az olduğu düz yerler en fazla yerleşmelerin kuruldukları yerlerdir.



Yamaçlar boş yerleşmeler daha çok düzlük alanlarda toplanmıştır.
c)Bakı: Türkiye’de bakı etkisi nedeniyle dağların güney yamaçları daha sıcak olduğu için yerleşmelerin çoğu buralarda kurulmuşlardır. Sıcaklık şartları elverişsiz olduğu için kuzey yamaçlardan az yararlanılır.



d)Yükselti: Yükselti arttıkça sıcaklıklar azaldığı için yerleşmelerde azalır. Türkiye’de yerleşmenin üst sınırı 2500 metredir. Türkiye’deki yerleşmelerin çoğu yükseltinin az olduğu yerlerde kurulmuştur.



Kıyı kesimdeki yükseltisi az olan ovalar yerleşmeye müsayit arka taraf dağlık kesim daha tenha bir yerleşmeye sahiptir.
2-İklim:

a)Yağış: Yağış ile yerleşme doğru orantılıdır. Yağışın fazla olduğu yerlerde yerleşmelerde çoktur. Yağışın az olduğu yerlerde yerleşmelerde azdır.



Yağış az sıcaklık fazla yerleşmeye elverişli değil
b)Sıcaklık: Sıcaklığın çok yüksek ve çok düşük olduğu yerler yerleşmelerin az olduğu yerler iken, ılıman sıcaklık şartlarının bulunduğu yerlerde daha çok yerleşmeler kurulmuştur.

3-Su Kaynakları: Deniz, akarsu ve göl yakınları ile yer altı suları bakımından zengin yerler yerleşmelerin daha çok kuruldukları yerlerdir. Çünkü su insan faaliyetleri için en fazla gerekli maddedir. Su hayattır.

4-Kara ve Denizlerin Dağılışı: Yerleşmelerin dış sınırı deniz kıyılarıdır. Yani yerleşmeler sadece karalar üzerinde kurulur. Bu nedenle karaların fazla olduğu yerlerde yerleşmelerde çoktur. Örneğin karalar daha çok olduğu için Kuzey Yarım Küre daha fazla nüfusa ve yerleşmeye sahiptir.



5-Jeolojik Yapı ve Toprak Çeşitleri: Verimli toprakların bulunduğu yerlerde nüfus ve yerleşme artarken, verimsiz toprakların olduğu yerler boştur.

6-Bitki Örtüsü: Çok sık ve gür orman sahaları yerleşmeyi kısıtlar. Bitki örtüsünün hiç olmadığı yerlerde de yerleşmeler azdır.



Amazon bölgesi gür bitki örtüsü ve iklim özelliklerinden dolayı yerleşme sınırlıdır.
B-BEŞERİ FAKTÖRLER

1-Bilim ve Teknolojideki Gelişmeler: 
Bilim ve Teknolojinin geliştiği yerlerde nüfuslanma ve yerleşme yoğunlukları da fazladır.2-İç ve Dış Göçler: Göç alan yerlerde nüfuslanma ve yerleşme yoğunluğu artarken, göç veren yerlerde azalır.3-Ulaşım: Ulaşımın kolay olduğu yerlerde yerleşmeler yoğunlaşırken, ulaşım güçlüğü olan yerler de tenhalaşır.



4-Ekonomi: Ekonomik kaynakların fazla olduğu, sanayi, ticaret faaliyetlerinin yoğun olduğu, maden ve enerji kaynaklarının çok bulunduğu yerlerde nüfus yoğunluğu artmaktadır.

Ülkemizde Marmara Bölgesi ile Zonguldak, Karabük, Ereğli, Batman gibi merkezlerin nüfusça yoğun olmaları ekonomik kaynakların çok olmasındandır. Ekonomik kaynakların yetersiz olduğu bölgelerde, halk geçimini temin etmek için göç etmekte ve nüfusları azalmaktadır.

Ekonomik kaynaklar bakımından zengin yerler nüfus ve yerleşmelerin yoğunlaştığı yerlerdir.

YERLEŞME VE ÖZELLİKLERİ İLK YERLEŞMELER

Yerleşme: 

Eylem olarak her hangi bir yerde barınma amacıyla oturma eğleşme olayıdır. Beşeri Coğrafya açısından yerleşme; insanın herhangi bir alanı yurt edinmesi ve orada sürekli yaşamasıdır.

Coğrafi anlamda meskenlerin toplandığı köy, belde, şehir gibi birimlerdir. Dünyadaki en ilkel evden en modern yapılara kadar bütün binaları kapsar. İnsanların yaşadığı, barındığı ve geçimlerini sağlamak amacıyla çalıştığı yeri kapsayan alandır.

Doğumdan- ölüme, korkudan – güvene, var olmadan – yok olmaya kadar her şey yerleşme içindedir. İnsanın sosyal bir varlık olması yerleşme sayesinde olmuştur. İnsan hangi uygarlık seviyesinde olursa olsun ihtiyaçlarını yeraltı ve yer üstünden karşılar. Bu ihtiyaçların başlıcaları beslenme, barınma, sosyal ve ekonomik işbirliğidir. İnsan yerleşme yerini oluştururken de hem çevreden yararlanmış hem de çevreyi değiştirmiştir.
Yerleşmeyi başlatan olaylar:

1- Beslenme şartları: İnsanların topladığı yiyecekleri saklama ve birlikte yeme isteği.

2-İklim Şartları: Aşırı sıcak, yağış ve soğuk gibi hava koşullarının olumsuz etkisinden korunmak

3-Korunma duygusu: İnsanların doğa koşulları, diğer insanlar ve yabani hayvanlardan gelecek tehlikelere karşı önlem almak ve birlikte karşı koyma istekleri.

4-Tarım olayının başlaması: İnsanların toplayıcılıktan ekip biçmeyi öğrenmeleri onları toprağa bağlamıştır. Bu olay insanların yerleşmeler kurmasına neden olmuştur. Gerçek anlamda yerleşme tarım toplumuyla başlar.

5-Su kaynakları: İçme suyu sağlama, tarım alanlarını sulama ihtiyacı insanları su kaynakları yakınlarına yerleşmeye zorlamış, bunun sonucunda insanlar su kaynakları başlarında toplanıp yerleşmeler kurmuşladır. Dünyanın ilk medeniyetleri hep su kaynakları kıyılarında kurulmuştur.



Dünyada ilk yerleşmelerin kurulduğu alanlar Nil Nehri Vadisi, Çin ovaları ( Sarıırmak, Gökırmak), İndus ve Ganj vadisi, Fırat ve Dicle ırmaklarının arası( Mezopotamya)bölgelerdir.

YERLEŞMELERİN FARKLILAŞMASI:


1- İlk çağlarda dönemlerde yeryüzündeki herhangi bir saha ancak küçük insan gruplarını besleyebilmekteydi. İnsanlar barınak olarak doğal barınak olan mağaraları ve ağaç kovuklarını kullanıyordu. Kaba cisimleri silah olarak kullanmışlardır. Bu dönemde insanlar toplayıcılık ve avcılık ile geçim sağlamaktaydı.

Dünyadaki ilk yerleşmeler bir kaç evden oluşan köyaltı veya köy tipi yerleşmelerdir. Bunlar ileride büyüyerek köyaltı yerleşmeler köyleri, köyler de şehir yerleşmelerini oluşturmuşlardır.



2- İnsanoğlu yaklaşık 10.000 yıl önce yerleşik hayata geçişle yapmıştır. İnsanlar yerleşik hayata geçmesi, tarım toplumuna geçişle küçük sahalarda daha fazla nüfusu besleyebilir duruma gelmiştir. Bu dönemde insanlar tarım toplumuna geçişle birlikte, toprağı ekip biçmeyi, çeşitli ürünler yetiştirmeyi ve bunları stok yaparak kış dönemlerinde de rahat ve bol beslenmeyi, ayrıca hayvanları evcilleştirerek onların ürünlerinden faydalanmayı öğrenmiş ve daha fazla insanın beslenmesine yetecek bir ortama kavuşmuşlardır. Yeryüzünde gerçek anlamda yerleşmeler bu dönemde kurulmaya başlanmıştır. İnsan yapısı meskenler ve ilk köy tipi yerleşmeler kurulmuştur.



3- Tarımsal faaliyetler su kaynakları fazla olan yerlerde yapılacağından dünyada ilk yerleşme alanları akarsu havzaları veya boyları olmuştur. Tarım koşullarının elverişli olduğu Ganj, İndus, Fırat, Nil, Mekong gibi akarsu havzaları ilk yerleşme alanları olmuştur. Buralarda dönemin büyük yerleşmeleri oluşmuş bir yönden “tarım şehirlerinin” temeli atılmıştır.



Bu nehirler boyunda ilk yerleşmelerin bulunduğu ülkeler sırasıyla, Hindistan, Irak, Mısır, Çin, bu nehirlerin kenarlarının tercih edilme nedenleri Geneli ılıman kuşakta yer alması, akarsu boyu olup su kaynağı etrafında olması, tarım imkânları verimli toprakların olması, sulama imkânları ve ulaşım imkânları iyi olduğu için buralar ilk yerleşme alanı olarak seçilmiştir.

Tarihçiler ve sosyologlar şehirlerin ortaya çıkışını medeniyetlerin doğuşu olarak değerlendirirler. M.Ö.8000- 7000 yıllarında kurulan ilk yerleşmeler tarım ekonomisine dayanıyordu.



4- Akarsu boylarında sulamalı tarımın uygulanabilmesi için insanların iş bölümü ve işbirliği yapmaları gerekmiş, bunun sonucunda tarım ve sulamaya yönelik yeni teknikler bulunmuş, yeni meslekler ortaya çıkmıştır. Böylece hem üretim artmış, hem de ulaşım gelişmiştir.



İzmir ticaret şehri

İnsanların ihtiyaçlarından fazla üretim yapmaları, ihtiyacı olanları başka insanlardan takas yoluyla değiştirmeleri, daha sonra da tüccarlar aracılığı başkalarıyla alıp- satmaya başlamaları ile ticaret doğdu. Genel olarak önemli yollar üzerinde bulunan veya deniz kıyılarında bulunup, ticaretin yoğunlaştığı alanlarda “ticaret şehirleri” doğdu.



5- İnsanların deniz aşırı ülkelere ulaşma ve oralardan faydalanma isteği deniz kıyılarında limanların ve yerleşmelerin kurulmasına yol açtı. Limanları sayesinde büyüyen yerleşmeler “liman şehirleri” ni meydana getirdi.

İskenderun Liman Şehri

6- Dünyada nüfusun artması ile şehirlerin bir araya gelerek irili ufaklı devletler kurulmuş, bu devletlerin kendilerine bir yönetim merkezi( başkent) seçmeleri ile “idari şehirler” ortaya çıkmıştır.

YERLEŞME TİPLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Lise-2

I- KIr yerleşmesi:


Genel olarak nüfusları küçük nüfusu 10.000'in altında olan, genel olarak köy ve köy altı yerleşmelerden oluşan ve geçimlerin kaynaklarında tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin birlikte yapıldığı ya da ön plana çıktığı yerleşmelere denir. Kırsal yerleşmelerin bazılarında yerleşik hayat tarzı (köy gibi), bazılarında konar - göçerlik veya yaylacılık gibi yarı yerleşik tarz görülür.


A-KÖY ALTI YERLEŞMELER:


Köyden daha küçük henüz köy olamamış yerlere köy altı yerleşmeleri denir. Tek ev ile köy arası yerleşmelerdir. Kır yerleşmeleri esas olarak evler ve eklentilerinden oluşur. Evler kim yerde tek başına, kimi yerde 3- 5 evlik kümeler halinde bulunur. Bunlar köylerden küçüktür. Daha çok, hayvancılık amaçlı veya yazları serinlemek amacıyla kurulmuştur

Köy altı yerleşmelerin ortak özellikleri:

1-Geneli geçici yerleşmelerdir.

2-Geneli özel mülkiyettir.

3-Tarım ve hayvancılıkla geçinirler.

4-Bunlar ileride köy ve şehir yerleşmelerini sağlarlar.

5-Genel olarak yapılan ekonomik faaliyet türü veya bulunduğu bölgelere göre isim alırlar.



Örneğin tarım ve hayvancılıkla geçinen bu yerleşmelere Ege’de çiftlik, Karadeniz’de Canik, Akdeniz’de oba, Doğu Anadolu’da mezra veya benzerine ağıl denmektedir.

Köy altı yerleşmeleri oluşturan başlıca sebepler:

1.Kalabalık ailelerden kaçarak bağımsız yaşama isteği,

2.Aileler arasında çıkan anlaşmazlıklar,

3.Tarım arazilerinin yetersiz ve birbirinden uzakta olması,

4.Hayvanlarına otlak ve barınak temini,

5.Devlete ait arazilerin özellikle orman alanlarının toprak kazanmak amacıyla yerleşme yapılması.

Köy altı yerleşmeleri: 

Þ Yayla: 
Yazın köylülerin hayvanlarını otlatmak için çıktıkları alanlarda oluşan geçici yerleşmelerdir.Mevsiminde bağlı olarak hayvan sürüleriyle çıkılıp, geçici olarak yerleşilen, dağların üst kısımlarındaki düzlüklere yayla denir. Anadolu'nun büyük bir bölümünde hüküm süren yarı kurak iklim şartları köy dışındaki yüksek alanların ot potansiyelinden yararlanmayı gerektirmiştir. Yükseltiye bağlı olarak daha fazla yağış alan yaylalarda, otlar fazlaca boy atmakta, daha uzun süre yeşil kalmaktadır. Ayrıca yaylaların serin havası hayvanlara ve özellikle koyunlara iyi gelmekte, süt ürünlerinin bozulmasını da geciktirmektedir. Doğu Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerimizde oldukça yaygın bir yerleşme şeklidir. Yaylacıların meskenleri çadır ya da taştan yapılmış evlerdir. Su kaynakları bazen bir yamaç kaynağı, çoğu zaman da kar sularıdır. Yurdumuzda turizm ve yazı serin bir yerde geçirmek amaçlarına yönelik yayla yerleşmeleri de bulunmaktadır. Özellikle Orta Toroslar üzerindeki yaylaların çoğu yazın yakıcı sıcaklarından kurtulmak isteyenlerin akınına uğramaktadır. Adana, Mersin, Tarsus gibi.

Þ Mezra: Tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı geçici yerleşmelerdir.Hayvancılık ve tarım faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü basit bir yerleşme şeklidir. Köylerin ortak kullanım sahalarının dışında olan 50'den fazla nüfusu geçindiremeyecek kadar dar topraklara sahip yerlerdir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yaygındır. Geçici mezraalar yanında; daha fazla nüfus barındıran, hayvancılık ve çiftçiliğin birlikte yapıldığı, sürekli ikamet edilen mezraalar da vardır.Komlarda olduğu gibi mezraalardaki meskenlerde de temel yapı malzemesi genelde taştır.

Kom: Hayvan yetiştirmek amacıyla oluşturulmuş ev ve eklentileridir.Esas geçim kaynağı hayvancılık olmak üzere tarımda yapılan, bir veya birkaç ağıl ile çoban kulübeleri yerleşmenin başlıca fizikî varlıklarıdır. Yurdumuzda daha çok Doğu Anadolu Bölgesi'nde (Tunceli, Erzurum, Kars, Muş ve Ağrı illerimizde) bulunmaktadır





Þ 
Ağıl: Koyun ve keçi sürülerinin gecelemesi için oluşturulmuş barınaklardır.Kırsal kesimde davarların (koyun, keçi) barındırıldığı üst açık çitle çevrili yerlere ağıl denilmektedir. Bunlar genelde köyün dışında bulunur. Bazen taş veya ker***ten yapılmış binalar da bulunur. Genelde yaz mevsiminde kullanılır.



Þ Oba: Hayvancılıkla uğraşan aile ve aşiretlerin kurduğu geçici yerleşmelerdir.Anadolu'da ve özelilkle Ordu–Giresun yöresinin dağlık kesimlerinde yayla yerleşmelerine verilen addır. Karadeniz Bölgemizde yaygın olan obalar yalnızca yaz mevsiminde kullanılırlar. Etrafa göre yüksekte yer alan (1500–2000 m) obalar alanına "yayla", kışın geçirildiği daha aşağıdaki yerlere ise "cenik" denilmektedir. Geçici bir yerleşme şekli özelliği gösteren obalarda temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Karadeniz Bölgesi'nden başka Toroslarda, Batı Anadolu'da, Güney Marmara'da ve Orta Anadolu'da rastlanır.



Þ Divan: Bir köyü oluşturan, birbirinden uzakta kurulmuş mahallelerdir.Özellikle Batı Karadeniz Bölgemizde küçük ve dağınık yerleşmelere verilen addır. Orman açmaları ile elde edilen topraklarda gelişen bu basit yerleşme şekli Sinop, Bolu, Adapazarı ve Kocaeli illerimizde yaygındır. Yerleşik bir özellik gösterirler. Çoğunda akrabalık bağı hâkimdir. Tarım, hayvancılık ve ormancılık başlıca geçim kaynaklarıdır.






Þ 
Çiftlik: Tarım arazileri içinde ve kenarında kurulmuş çiftlik evleridir. Geniş bir arazi üzerinde tarım veya hayvancılık ya da ikisini birlikte yürütmek amacıyla kurulmuş yerleşme ünitesine çiftlik denir. Ekonomik faaliyetin yıl içindeki süreklilik durumuna göre çiftlik yerleşmesi sürekli ya da geçici olabilir. Ülkemizde çiftlik tipi yerleşmelere daha çok Çukurova, Büyük ve Küçük Menderes ovalarıyla, Trakya'da rastlamaktayız. Ege ve Akdeniz bölgelerimizdeki çiftliklerde pamuk, Trakya'dakilerde ise tahıl ve ayçiçeği tarımı hâkimdir.






Þ Dam: Daha çok hayvan yetiştirilen geçici yerleşmelerdir.







Þ 
Bağ evleri: Bağcılık faaliyetlerini geliştirmek amacıyla yapılmış evlerdir.

Þ Dalyan: Deniz kıyılarında balık üretmek için yapılmış yerleşmelerdir.

B- KÖY YERLEŞMELERİ:

Köy, kanununa göre camii, okul, otlak, orman, yayla gibi ortak malları bulunan, tarım ve hayvancılıkla geçinen, insanların bağ, bahçe, tarlaları ile birlikte oluşturdukları ve nüfusu 2000’den az olan, seçimle iş başına gelen muhtar ve ihtiyar heyetinin yönettiği tüzel kişilik kazanmış en küçük idari birimi olan yerleşmelere köy denir.
Köylerin ortak özellikleri;

1.Nüfusları azdır ve kapladıkları alanlar küçüktür.

2.İdari bakımdan muhtarlıktır.

3.Sınırları ve ortak malları vardır.

4.Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır.

5.İşbirliği ve soysa dayanışma kuvvetlidir.





II-KENT YERLEŞMLERİ:

Şehir:
 Az çok bir plan dâhilinde kurulmuş, nüfusu 10.000’nin üzerinde olan ekonomisi tarım ve hayvancılık sektörleri dışında başta ticaret, sanayi, hizmetlere dayalı büyük alanlara yayılan, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan, hayat tarzı ve çevresine etkileri bakımından farklı olan büyük yerleşme birimidir. Yerleşim birimlerinin en büyüğü şehirlerdir.

NOT:
 İl ile şehir kavramları farklıdır. İl idari bir birim, şehir ise ilin merkezidir. (Sakarya ilinin merkezi Adapazarı’dır)





Şehirleri kır yerleşmelerinden ayıran özellikler:

1- Nüfusları fazladır.( Çok sayıda insanı barındırırlar.)

2-Yayıldıkları alanlar geniştir.

3-Geçiminde tarım dışı sektörler ağırlıktadır.

4-Meskenler yanında çarşı, Pazar, fabrika, spor ve sanat merkezleri vb. bulunur.

5-Çevrelerindeki alanlara ekonomik, sosyal ve kültürel yönden etki ederler.

6-Çok büyük şehirlerde değişik soy, din ve ırktan insanlar birlikte yaşar.
Kır yerleşmelerin ortak özellikleri:

1-Nüfus sayıları ve yoğunlukları azdır.

2-Ekonomileri tarım ve hayvancılığa dayanır.

3-Yayıldıkları alanlar dardır.

4-Sosyal dayanışma ve işbirliği kuvvetlidir.

5-Sınırları ve ortak malları vardır.

6-Bazıları geçici yerleşmeler olup, özel mülkiyet olanları vardır.

7-Köylerde mesleki faklılık az ve etnik yapı bakımından sade yapıdadır.

Benzer Özellikleri: İnsanların beslenme, barınma, korunma vb. temel ihtiyaçlarını karşılamak için oluşmuşlardır.

Temelinde insanların yapısı olan meskenler bir araya gelerek oluşmuşlardır. Başlangıçta ufak olan yerleşmelerin büyümeler ile oluşmuşlardır.

YERLEŞME DOKULARI: 

Kent ve kır yerleşmelerinde farklı dokular göze çarpar. Bu farklılığın en büyük nedeni yerleşmelerin kurulduğu yerlerin coğrafi özellikleridir. (İklim, yer şekilleri, su kaynakları, toprak verimi, ayrıca insanların kültürel ve ekonomik yapılarıdır.)

1-Dağınık Yerleşme: Suyun (yağışların) bol olduğu yerlerde, arızalı ve eğimli bölgelerde, evlerin birbirinden uzak olduğu bahçeler içerisinde insanlar dağınık olarak yerleşmişlerdir. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi, dağınık yerleşmenin en yaygın olarak görüldüğü yerdir. Dağınık yerleşmede su fazlalığı ve yerşekillerinin engebeliliği etkilidir.







2-Toplu Yerleşme: Evlerin birbirine yakın olduğu yerleşme biçimidir. Suyun az olduğu yerlerde ve arazinin düz olduğu ovalık alanlarda insanlar toplu olarak yerleşmişlerdir. Türkiye’de İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde su kaynakları az olduğu için toplu yerleşmeler fazladır.







3-Çizgisel yerleşme: Akarsu boylarında ve bir yol boyunca ( hat boyunca) kurulan ve uzanan yerleşmelere “ Çizgisel yerleşme” denir.



4-Dairesel yerleşme: Düz bir arazide veya ovada kurulan dairesel şekle sahip yerleşmelere “ dairesel yerleşme” denir.

5-Kıyı boyu yerleşme: Genel olarak deniz, göl kıyılarında kıyı boyuna kurulan yerleşmelere “kıyı boyu yerleşme” denir.

0 yorum:

Yorum Gönder